|
|
1月31日
|
|
| Renault'da hedef şampiyonluk
|
| Renault Başkanı Carlos Ghos, Fernando Alonso'nun takıma katılımıyla birlikte yeni sezonda hedeflerinin şampiyonluk olduğunu söyledi. |
|
ING Renault F1 Ekibi, yeni Renault F1 R28 otomobilini ve onunla birlikte pilotlarını Boulogne, Billancourt'daki Renault İletişim Müdürlüğünde tanıttı.
Renault Grubu'nun Başkanı Carlos Ghos, 500'ü aşkın uluslararası gazetecinin de katıldığı tanıtım toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, 2008'den ümitli olduklarını belirterek, ''Fernando Alonso'nun da bize katılmasıyla, yeni F1 aracıyla 2008'de şampiyonluğu hedefliyoruz'' dedi.
ING Reno F1 takım direktörü Plavio Briatore, geçen sene olduğu gibi kendilerine iddialı hedefler seçtiklerini belirtti.
Sorunları tespit etmek ve onları çözümlemek gerektiğini ifade eden Briatore, ''İşte biz de bunu yaptık ve bu sezon en ileri pozisyonlara dönmek için kararlıyız. İyi bir otomobile sahip olduğumuza inanıyoruz. Şimdi otomobilimizin rekabet karşısında neler yapabildiğini göreceğiz. Renault ve Ferrari, 2000 sezonundan bu yana dünya şampiyonluklarını kazanan iki ekiptir. 2007'de zor bir sezon geçirdik. Ferrari ve Mclaren de zor sezonlar geçirmişlerdi. F1'de bazen çok fazla risk alırsınız. Bazen de gereğinden az risk alırsınız. Önemli olan düştükten sonra ayağa kalkmak. Yeni otomobil, ekibin yönünü değiştirdiğini gösteriyor. Buna Fernando Alonso'nun yeteniğini de eklerseniz, elimizde güçlü bir kokteyl olacaktır'' dedi.
Briatore, Alonso'yu tanıdıklarını ve kendilerine neler getirebileceğini bildiklerini belirterek, ''Daha şimdiden denemelerde 2007'dekinden farklı bir pilot olduğunu gördük. kararlı, rahat ve mutlu. Renault'ya sevinçle döndü ve her zamankinden daha çok çalışıyor. 2008'de iyi bir aracımız var ve direksiyonunda da bir dünya şampiyonu var. Bence bu durum çok güzel şeyler vadediyor'' şeklinde konuştu.
Fernando Alonso da, ekibi tanıdığını ve çalışma yöntemlerini sezona başlayış şekillerini bildiklerini bildirdi.
İşin başında kendisini işe hazır hissettiğini anlatan Alonso, ''Geçmişte birlikte çalıştığım birçok insanla tekrar karşılaştım. Onun için bu şampiyonaya çok huzurlu başlıyorum. Ekibin içerisinde gerçek bir dinamik var ve bence bu son derece motive edici. Ekip olarak gereken performansı göstereceğiz'' dedi.
ING Renault F1 Ekibinin başkanı Bernard Rey, ekibin, bu yeni kampanyanın en başında son derece iddialı olan hedeflerini kendisinin belirlediğini açıkladı.
Ekibin kendisine layık olan öncü konumlara tekrar geleceğini umduklarını belirten Rey, bu yeni otomobille ekibin kendi kendine saptadığı hedefin de bu olduğunu bildirdi.
Teknik bakımdan, geçen sene yaşadıkları sorunları aşmak için herkesin çok çalıştığını anlatan Rey, ''Pilotlar bakımından ise, Alonso'nun dönüşü özellikle motive edici nitelikte. Dolayısıyla, ekip olarak biz iyimseriz ve Renault da öyle'' şeklinde konuştu.
| | 1月27日
NEDE OLSA O BİR BATMAN
Sivasspor maçında 2 gol birden atan oyuncularımızdan Mateja Kezman, bu maçta attığı gollerin maçı koparan goller olduğunu; Şanlıurfaspor, Alanyaspor ve bugün de Sivasspor'a attığı gollerin, özgüvenini yeniden sağladığının göstergesi olduğunu ifade etti. Sivasspor maçı sonrası açıklamalar yapan Kezman, "Öncelikle çok mutluyum. Attığım goller çok önemli gollerdi, maçı koparan gollerdi. Golü attıktan sonra taraftarlarımıza koştum. Çünkü onlar her zaman bana sabır gösterdi. O yüzden sevincimi onlarla paylaştım. Urfaspor, Alanyaspor ve bugün de Sivasspor'a attığım goller, yeniden özgüvenimi sağladığımı gösteriyor. Bu nedenle mutluyum" dedi. Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerimizin kendisine destek vermesinin güzel olduğunu belirten Kezman, "Ama bir golcü için, sakatlık döneminden sonra, kendi özgüvenini kazanmak için gol atması gerekti. Başkanın benden çok büyük beklentileri vardı. Ben de bu patlamayı önce Urfa ve Alanya, bugün de Sivasspor'a attığım gollerle gerçekleştirdim" diye konuştu. Önümüzdeki haftalar için değerlendirmeler de yapan Kezman, "Gençlerbirliği Oftaşspor çok iyi bir takım. İlk maçta da biz onlara karşı 2 puan kaybetmiştik. Ancak biz Kadıköy'deki maçlarda kolay kolay puan kaybetmiyoruz. Geçtiğimiz haftalardaki motivasyonu, hırsı sahaya yansıtırsak, o maçta da başarılı oluruz" dedi. Kezman, son olarak attığı golden sonra parmağını öperek şeref tribünlerini işaret etmesi hareketini, kendisine destek veren yöneticilerimiz için yaptığını, aynı zamanda bu hareketle ailesine de selam gönderdiğini sözlerine ekledi.
| Fenerbahçe'nin zirve yürüyüşü: 1-4
|
| Ligde haftanın maçında Fenerbahçe deplasmanda Sivasspor'u 4-1 mağlup etti. Son 7 haftada 6. galibiyetini alan sarı-lacivertliler maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. |

|
Turkcell Süper Lig'de haftanın sonucu merakla beklenen maçını Fenerbahçe kazandı. 20. haftada lider Sivaspor'a konuk olan Fenerbahçe, rakibini 4-1 yenerek, maç fazlasıyla liderlik koltuğunu devraldı.
4 Eylül Stadı'ndaki maça her iki takım da istekli başlarken, Sivasspor Mehmet Yıldız ve Devran, Fenerbahçe ise Selçuk ve Semih'in vuruşlarıyla tehlikeler yarattı. Devrenin son bölümüne doğru orta saha hakimiyetini eline geçiren Fenerbahçe, 28. dakikada Alex ve 39. dakikada Semih'in golleriyle devreyi 2-0 önde kapadı.
Fenerbahçe ikinci yarının ilk 10 dakikasında Alex ve Deivid'le farkı artırma şanslarını kullanamazken, Sivasspor 58. dakikada gelişen atakta Musa'nın golüyle farkı 1'e indirdi: 1-2.
Golden sonra her iki takım da top kayıplarıyla oyun kurmakta zorlanırken, ikinci yarıda Semih'in yerine oyuna giren Kezman, 78. ve 86. dakikalarda gelişen kontrataklarda skoru belirleyen golleri attı: 1-4.
Kalan kısa bölümde ise skor değişmedi ve Fenerbahçe 3 puanı 4-1'lik skorla aldı. Ligde son 7 maçında 6. galibiyetini alan Fenerbahçe puanını 44'e çıkararak maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Bu sezon evinde ilk yenilgisini alan Sivasspor ise 43 puanda kaldı.
• Zico: Hak ettik
SİVASSPOR: 1 - FENERBAHCE: 4 Stat: 4 Eylül Hakemler: Yunus Yıldırım xx, Alper Ulusoy xx, Erdinç Sezer Tam xx Sivasspor: Akın Vardar x, Abdurrahman Dereli x, Hayrettin Yerlikaya x, Karim Saidi xx, Murat Sözgelmez xx, Sezer Badur xx, Musa Aydın xx (Dk. 89 Onur ?), Devran Ayhan xx (Dk. 60 İlhan xx), Chetkov x, Muhammed Ali xx, Mehmet Yıldız x Fenerbahçe: Volkan Demirel xx, Lugano xxx, Roberto Carlos xx, Mehmet Aurelio xxx, Alex xxxx, Selçuk Şahin xxx, Semih Şentürk xxx (Dk. 74 Kezman xxxx), Uğur Boral xx (Dk. 65 Vederson xx), Edu xxx, Gökhan Gönül xxx, Deivid xxx Sarı kartlar: Dk. 48 Hayrettin Yerlikaya, Dk. 66 Karim Saidi (Sivasspor), Dk. 77 Roberto Carlos, Dk. 82 Selçuk Şahin (Fenerbahçe) Goller: Dk. 28 Alex, Dk. 39 Semih, Dk. 78 ve 86 Kezman (Fenerbahçe), Dk. 58 Musa Aydın (Sivasspor)
MAÇTAN DAKİKALAR 4. dakikada sol kanattan yapılan ortaya iyi yükselen Selçuk Şahin'in ceza alanı içinden kafa vuruşunda, kaleci Akın topu parmaklarının ucuyla kornere çeldi.
5. dakikada Mehmet Yıldız'ın kaleyi karşıdan gören bir noktadan yaklaşık 35 metreden vuruşunda top yandan auta çıktı.
7. dakikada sağ kanattan Gökhan Gönül'ün yaptığı ortaya, kale önünde yükselen Semih'in defansın arasında yakın mesafeden kafa vuruşunda kaleci Akın topu son anda kornere çeldi.
12. dakikada ceza alanına sağdan süratle giren Gökhan Gönül'ün sert vuruşunda, top kaleci Akın da kaldı.
16. dakikada Mehmet Yıldız'ın pasıyla ceza alanının sağında topla buluşan Devran'ın uygun pozisyonda vuruşunda meşin yuvarlağı kaleci Volkan kontrol etti.
22. dakikada sağ kanattan kazanılan serbest vuruşu kullanan Alex'in kale içine doğru gönderdiği top, kimseye değmeden az farkla auta çıktı.
28. dakikada Fenerbahçe'nin golü geldi. Sağ kanattan çizgiye inen Deivid'in ceza alanına yaptığı ortaya iyi yükselen Alex'in kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti: 0-1
39. dakikada Gökhan Gönül'ün sağ kanattan yaptığı ortada, kale alanı içerisindeki Semih'in kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Akın'dan döndü. Dönen topa tekrar dokunan Semih, meşin yuvarlağı kaleye gönderdi: 2-0
55. dakikada ceza alanı içinde kaleci Akın ile karşı karşıya kalan Alex'in vuruşunda top kaleci Akın'dan döndü.
56. dakikada ceza alanı içinde kaleci Akın ile karşı karşıya kalan Deivid'in vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
58. dakikada Sivasspor farkı bire indirdi. Mehmet Yıldız'ın sağ kanattan ceza alanı içine gönderdiği topla buluşan Musa Aydın'ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-2
78. dakikada Fenerbahçe farkı 2'ye çıkardı. Sol kanattan Vederson yaptığı ortada ceza alanı içinde Kezman'ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti: 3-1
86. dakikada sol kanattan Alex ortasında ceza alanı içinde topu kontrol eden Kezman güzel bir vuruşla topu kaleci Akın'ın üstünden ağlara gönderdi: 4-1 | 1月26日
GP2: Grosjean 2. Yarışta da Fırtına Gibi
Yazı Tipi Boyutu:
"Dar ağacında olsam bile son sözüm Fenerbahçe"Başkanımız Aziz Yıldırım Divan Kurulu toplantısında teşekkür konuşması yaptı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 15 Şubat'ta kulüp başkanlığında 10. yılını dolduracağını vurgulayarak, ''10 yıllık başkanlık dönemimde, acı ve tatlı dönemlerde, divan kurulunun verdiği destekle Fenerbahçe'de herkesin gıpta ile baktığı ortamı yarattık'' dedi.
Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılan Yüksek Divan Kurulu toplantısının sonunda söz alan Aziz Yıldırım, teşekkür konuşması yapmak için kürsüye geldiğini ifade ederek, ''Aslında konuşmam yoktu ama heyecanlıyım. Şu an bu kürsüde belki ilk defa heyecanlanıyorum. 15 Şubat 1998'de bu kulübe başkan oldum. Kongrede 1 oy farkla, Fenerbahçe tarihinde ilk defa demokrasinin işlediği bir olayı yaşamış bir başkan olarak kulübün başına geçtim. O günden bugüne kadar 10 yıldır başkanlık yapıyorum. Bu konuşma tamamen sizlere bir teşekkür konuşmasıdır'' diye konuştu.
Aziz Yıldırım, başkanlığının ilk dönemlerinde çok tecrübeli olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
''10 yıllık dönemin ilk başlangıcında bu kadar tecrübe kazanmamış, genç ve başkanlığın ne olduğunu çok iyi bilen bir insan belki değildim. Zaman içinde acı ve tatlı şeylerin yaşadığı dönemde, bu divan kurulunun bizleri hep moral verici, motive edici, güç verici destekleriyle Fenerbahçe Kulübü'nde herkesin gıpta ile baktığı ortamı yaratmış olduk. Sizden bu gücü alamasaydık, biz bu çalışmaları yapamazdık. Önce divan kurulu diyorum. Çünkü divan kurulu her 3 ayda bir toplanıyor. Genel kurul ise 2 yılda bir yapılmakta. 10 yıl içinde hiçbir divan kurulu toplantısını kaçırmadım. İyi günde de kötü günde de. Çok kötü günler yaşadık. Kötü zamanlarda birbirimize destek olduğumuzu, divan kurulu üyeleri ve başkanını hep yanımda gördüm. Onlardan aldığım destekle, ben de arkadaşlarımla beraber hep daha iyi şeyler yapabilmek için çalıştım. Benim burada varlığımın birinci nedeni sizlerin destekleridir. Sizin desteğiniz olmasıydı, medyasıyla veya diğer kurumlarla savaşan bir Aziz Yıldırım ve arkadaşları olamazdı. 15 Şubat'ta beraber olamayacağımız için şimdi teşekkür ediyorum. 15 Şubat'ta 10. yılım olacak. Belki de Fenerbahçe tarihinde Şükrü Saracoğlu'ndan sonra 10 yıl başkanlık yapmış 2. başkan olacağım.''
Kürsüde duygulanan ve gözleri dolan Aziz Yıldırım'ı üyeler ayakta alkışladı.
Başkan Yıldırım, ''Dar ağacında olsak bile son sözüm her zaman Fenerbahçe olacaktır. İnşallah Fenerbahçemiz'in kısa zamanda dünya kulübü olması isteğimizi hep beraber yerine getiririz'' diyerek sözlerini tamamladı.
|
|
| Nihat Casillas'a meydan okudu
|
| Villarreal'de forma giyen Nihat Kahveci, bu hafta ligde karşılaşacakları Real Madrid'in kalecisi Iker Casillas'a meydan okudu. Pazar günü 22.00'de başlayacak mücadele NTV'den canlı yayınlanacak. |
|
|
|
| |
|
İspanya La Liga'nın 21. haftasında pazar günü deplasmanda Real Madrid'e karşı oynayacak Villarreal'de Türk futbolcu Nihat Kahveci, Avrupa'nın en iyi kalecisi olarak gösterilen ve son 6 lig maçında kalesini gole kapayan İker Casillas'a, ''Birisinin onun yenilmezliğini sona erdirmesi gerek'' diyerek meydan okudu.
Villarreal'in en golcü futbolcusu olan Nihat, Santiago Bernabeu Stadı'nda lig liderine karşı yapacakları maçla ilgili İspanyol basınına yaptığı açıklamada, ''Çok zor bir maç olacak ama Villarreal dünyanın herhangi bir takımını yenebileceğini gösterdi'' dedi.
UEFA'nın internet sitesinde Avrupa'nın en iyi kalecisi seçilen ve Real Madrid'in bu sezon en formda oyuncusu olarak ön plana çıkan Casillas için ''formunun mükemmel bir döneminde'' diyen Nihat, ''Ama birisinin onun yenilmezliğini sona erdirmesi gerek. Neden ben ve Rossi olmayalım? Elbetteki, Casillas'a gol atmak istiyorum. Uzun zamandır gol yemiyor, bu nedenle daha özel bir motivasyon sebebim var'' şeklinde konuştu.
Pazar saat 22.00'da başlayaack mücadele NTV'den naklen erkanlara gelecek.
Öte yandan İspanyol basınında, Nihat'ın Real Sociedad takımında oynarken forvetteki arkadaşı Kovaçeviç'in yerini Villarreal'de İtalyan Rossi'nin doldurduğunu yazarken, ''Türk-İtalyan bağlantısı, Real Madrid'e karşı herşeyi yapabilecek yeteneğe sahip'' denildi.
Villarreal bu sezon sahasında oynadığı ilk maçta Real Madrid'e 5-0 yenilirken, ligin 20. haftası sonunda da liderin 12 puan gerisinde 3. sırada yer alıyor.
| |
Fener'e müjde Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Sevilla, Brezilyalı golcüsü Luis Fabiano'yu İngiliz Premier Ligi takımlarından Manchester City'e verme kararı aldı. Teknik Direktör Eriksson'un çalıştırdığı Manchester City, transfer döneminin bitmesine az bir süre kala 27 yaşındaki yıldızı ikna etmeyi başarırken, ücret konusunda bir açıklama yapılmadı. İngiliz ekibi bilindiği gibi İtalyan oyuncu Rolando Bianchi'yi Lazio'ya kaptırmıştı. Son iki yılın UEFA şampiyonu Sevilla, yakın zamanda Tottenham'a giden hocası Juande Ramos'tan sonra şimdi de önemli bir oyuncusunu kaybederken, İspanya'da en fazla gol atan isimlerden biri olan Fabiano, "Sevilla'yı çok seviyorum ancak bu benim için büyük bir fırsat. Bunu değerlendirmek istiyorum" açıklamasını yaptı.
Melbourne'ün kraliçesi Sharapova
Sezonun ilk Grand Slam turnuvası olan ve Melbourne kentinde düzenlenen Avustralya Açık tek bayanlar final mücadelesinde, turnuvanın 5 numaralı raketi Rus Maria Sharapova, dünyanın 3 numaralı tenisçisi Ana Ivanovic’i iki set sonunda, 7-5 ve 6-3 yenerek, şampiyon oldu.
Bu zaferle kariyerindeki 3. Grand Slam şampiyonluğunu kazanan Sharapova, turnuvada set vermeden şampiyonluğa ulaştı.
Maçın ilk setinde büyük çekişme yaşanırken, setin sonlarında oyunun üstünlüğünü eline alan Sharapova ilk seti 7-5 almayı başardı. İkinci sete de büyük moralle başlayan Sharapova, ikinci sette durum 3-3 iken, Ivanovic’in servis kırmayı başardı ve eline geçirdiği bu avantajı iyi kullanarak, bu seti de 6-3 aldı.
Turnuva boyunca çok iyi bir performans ortaya koyan Sharapova maçı 16 winner ve 1 ace ile tamamladı.
Çeyrek finalde de dünyanın bir numaralı raketi Belçikalı Justine Henin’i yenen Sharapova, geçen sene omzundan geçirdiği sakatlık yüzünden bir türlü istediği performansı yakalayamamıştı.
2008 tenis sezonuna çok iyi başlayan Rus raket, sakatlığının tamamen geçtiğini ve eski form grafiğine ulaşacağını bu şampiyonlukla bir kez daha gösterdi.
GP2: Dubai'deki İlk Yarış Grosjean'ın
Yazı Tipi Boyutu:
|
| F.Bahçe'ye Luxemburgo darbesi! |
Palmerias kulübü ile anlaşmaya varan Luxemburgo'nun, damadı Maldonado'ya "Sakın başka takıma gitme. Seni Palmerias'a götüreceğim" dediği belirtildi. Hemen B planını devreye sokan F.Bahçe, Simplicio'ya yöneldi
KAYINPEDERİ İSTİYOR F.Bahçe'nin her konuda anlaşmaya vardığı ve imza için İstanbul'a çağırmayı planladığı Maldonado transferinde
şok bir gelişme yaşandı. Palmerias'la anlaşan Luxemburgo'nun, kızı ile evli olan Maldonado'ya "Sakın başka bir kulübe imza atma. Seni Palmerias'a götüreceğim" dediği ortaya çıktı. Kayınpederinden gelen bu teklif karşısında kafası karışan Maldonado'nun Fenerbahçe'den düşünmek için birkaç gün süre istediği öğrenildi.
ALTERNATİFİ SİMPLİCİO Maldonado transferinde son dakika pürüzü yaşayan F.Bahçe yönetiminin, bu transferin gerçekleşmeme ihtimalini göz önünde bulundurarak B planını devreye soktuğu öğrenildi. Yöneticilerin, İtalya'nın Palermo takımında oynayan 28 yaşındaki Fabio Simplicio ile temasa geçtikleri belirtildi. Brezilyalı Simplicio'nun 2010'a kadar kulübü ile sözleşmesinin olması ve maliyetinin de 10 milyon paund'u bulması ise bu transferi zorlaştırıyor.
Fenerbahçe insanlığın hizmetinde
|
FENERBAHÇE, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile bir anlaşma yaparak, 9 milyon mülteci çocuğa eğitim, spor ve teknoloji alanında çeşitli imkanlar sunacak. Bu sözleşmeye ilk imza atan kulüp Barcelona olmuştu |
Fenerbahçe’de her futbolcunun bir lakabı var. Bazıları sinir bozucu olsa da futbolcular, kendilerine lakaplarıyla seslenen arkadaşlarına asla kızmıyor. Lakap takma konusunda ilk sırayı Can Arat alıyor.
BU sezon Süper Lig, Şampiyonlar Ligi ve Fortis Türkiye Kupası’nda zirveye oynayan Fenerbahçe’de başarının en büyük sırrı arkadaşlık... Futbolcular öylesine kaynaşmış durumda ki, sevgilerini birbirlerine ilginç lakaplar takarak adeta haykırıyorlar. Bazıları sinir bozucu olsa da futbolcular kendilerine lakaplarıyla seslenen arkadaşlarına asla kızmıyor.
Arkadaşları, tipi kabadayı ve sert göründüğü, biraz da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a benzetildiği için Brezilyalı stoper Edu Dracena’ya "Kasımpaşalı" lakabını uygun görürken, lakap takma konusunda ilk sırayı Can Arat alıyor.
Can, başta yabancı futbolcular olmak üzere tüm futbolcuların sevgiyle yaklaşığı bir isim. Kelimenin tam anlamıyla takımın iri kıyımlı maskotu. Gençliği, sıcakkanlılığı ve espri yeteneği Can Arat’ı takımın en haşarı oyuncusu yapmakta. Arkadaşlarının tipine, hareketlerine bakıp isimler takan Can Arat, takımda direkt oynamasa da kadronun olmazsa olmazı.
Deivid neşe kaynağı
Can Arat’tan sonra takımın şaka makinesi Deivid. Geçen yıl yeterince şans bulamadığı için içine kapanık bir görüntü sergileyen Brezilyalı golcü, bu yıl adeta kabak çiçeği gibi açıldı. Sürekli şaka yapan Deivid de arkadaşlarına lakap takmakta Can’dan geri kalmıyor. Can ve Deivid’i lakap takma konusunda Önder Turacı ve Colin Kazım izliyor.
Birbirlerine 24 saat her türlü şakayı yapan, bazıları sinir bozucu da olsa lakaplarına gülüp geçen futbolcular nerede duracaklarını da biliyorlar. Örneğin takımın büyük otoritesi teknik direktör Arthur Zico ve karizmasıyla futbolcular üstü gözüken kaptan Alex de Souza’ya lakap takmayı akıllarından bile geçirmiyorlar.
Carlos’a Ufaklık, Volkan’a Dalton diyorlar
FENERBAHÇE’de teknik direktör Arthur Zico ile takım kaptanı Alex’in dışında her futbolcunun bir lakabı var. Futbolcular özellikle idmanlarda birbirlerine lakaplarıyla sesleniyorlar. Kimse de birbirine kızmıyor. İşte F.Bahçeli futbolcuların lakapları...
UFAKLIK: Roberto Carlos (Arkadaşlarının taktığı bu lakabı kendisi de çok seviyor)
KASIMPAŞALI: Edu (Tipi kabadayı ve sert göründüğü, biraz da Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a benzetildiği için)
KEDİ: Serdar Kulbilge (Hem suratı kediye benziyor, hem de çevik hareketlerinden dolayı arkadaşları ona ’kedi’ diyor)
BANDERAS: Uğur Boral (Ünlü sinema oyuncu Antonio Banderas’a benzediği için)
PAŞA: Marco Aurelio (Adı eski Osmanlı paşasını Makro Paşa’yla aynı olduğu için kısaca ’Paşa’ diye çağırılıyor)
NİNJA: Ali Bilgin (Saçlarını Ninja gibi tepesinde topuz yaptığı için)
ÖNDERSON: Önder Turacı (Esmer teni ve top cambazlığındaki ustalığı yüzünden)
BÜLBÜL VEDO: Vederson (Kuş taklidi yaptığı için adının önüne bülbül konuyor)
BABA: Yedek kaleci Volkan Babacan (Soyadı kısaltılıyor ve ’Baba’ olarak çağırılıyor)
BARIŞ BABA: Deniz Barış (Hayranlık uyandıran babalığı yüzünden bu lakabı aldı)
KONSOLOS: Can Arat (Tüm yabancı futbolcuların en sevdiği oyuncu olması yüzünden)
JOE DALTON: Volkan Demirel (Arkadaşları onun yüz yapısını Red Kit’in ünlü dalton kardeşlerin en küçüğü Joe’ya benzetiyor. Ayrıca Volkan’ın köpeğinin adı da Co)
ÇOCUK: İlhan Parlak (Çocuk yaştaki star adayı olduğu için arkadaşları bu adı koydu)
KABELİNYO: Gökhan Gönül (Bu ismi ona Brezilyalılar verdi. Anlamı kısa boylu uzun saçlı adam)
BEBEK YÜZ (BABY FACE): Lugano (Sahada acımasız gibi görünmesine rağmen yüzündeki sevimlilik yüzünden)
DAYI: Kemal Aslan (Yürüyüşü nedeniyle Kemal bu lakabı aldı)
ŞAŞI: Selçuk Şahin (Gözlerinin şehla olması yüzünden)
FIRLAMA: Deivid (Takımda şaka yapmadığı kalmayan Deivid’e en yakışan lakap bu)
BATMAN ve MATİ: Kezman (Çizgi roman kahramanı Batman’a benzemesi ve ön adı yüzünden iki lakabı var)
GOLCÜ: Semih Şentürk (Genç takımdan bu yana her tanıyan ’golcü’ diyor)
OTİSTİK ve HARLEM: Colin Kazım (Futbol topuyla inanılmaz akrobatik hareketler yaptığı için ’Harlem’, baygın bakışları ve başını sallayarak yürümesi nedeniyle de ’Otistik’ deniyor)
1月25日
| Takım Bilgileri
|
|
Takım Patronu
| Flavio Briatore
|
| Teknik Sorumlu
| Bob Bell
|
| Dizayn Sorumlusu
| Tim Densham
|
| Aerodinamk Sorumlusu
| Dino Toso
|
| Motor Sorumlusu
| Rob White
|
| Fisichella'nın Yrş Mühendisi
| David Greenwood
|
| Kovalainen'in Y. Mühendisi
| Adam Carter
|
| Adres
| RenaultF1, Whiteways Tech., Enstone, OX7 4EE, İngiltere
|
| Şasi Bilgileri
|
|
İsim
| R28
|
| Transmisyon
| Yarı otomatik 7 ileri
|
| Süspansiyon
| RenaultF1
|
| Ağırlık
| 605 kg
|
| Soğutma
| Su ve yağ soğutmalı
|
| Frenler
| Hitco/AP Racing
|
| Yağ
| Elf
|
| Yakıt
| Elf
|
| Jant
| O.Z
|
| Lastik
| Bridgestone
|
| Motor Bilgileri
|
|
Motor
| Renault V8 RS28 - 90°
|
| Hacim
| 2400cc
|
| Motor Bloğu
| Aluminyum
|
| Silindir Bloğu
| Aluminyum
|
| Krank Mili
| Çelik |
| İstatistikler
|
|
İlk Yarış
| 1977
|
| Markalar Şampiyonluğu
| 2
|
| Pilotlar Şampiyonluğu
| 2
|
| Yarış Birinciliği
| 33
|
| Pole Pozisyon
| 49
|
| Hızlı Tur
| 26
|
| Kazandığı Puan
| 961
|
| Katıldığı Yarış
| 222 |
|
Takımın Tarihi
|
Renault F1 1970 yılından bu yana birkaç aralıkla yarışlara çıkan hem motor tedarikçisi hem de otomobil üreticisi olan bir Formula1 takımıdır. Renault 1977 yılında Silverstone'da ilk çıkışlarını yaptıklarında turbo morotu Formula1'e tanıtan ilk takım olmuştu. Yarışlar kazanmış ve dünya şampiyonluklarına ulaşmış Renault Takımı 1990lı yıllarda Williams ve Benetton takımlarına motor tedarikçiliği yapıyordu. bu şekilde takım ilk dünya şampiyonluğu başarısını tatmıştı. Renault verdiği aradan sonra bir 2001 yılında Benetton'u satın alarak Formula1'e geri döndü ve takımın adı 2002 yılında REnault olarak değiştirildi. ilk şampiyonluklarını 2005 yılında önce markalar klasmanında ardından da sürücüler klasmanında kazanan takım bu başarısını 2006 yılında da sürdürdü.
Renault F1 araçların şasilerinin dizaynlarının inşaalarının yapıldığı Enstone ve Oxfordshire'dan koordine ediliyor. 2005 şampiyonluklarıyla birlikte Benetton ve Williams'a motor tedarikçiliği yaptığı da göz önünde bulundurulduğunda toplam 4 sürücü şampiyonluğu 5 de takım şampiyonluğunu elinde bulunduruyor. Renault'nun bir diğer motorsporları aktivitesi de 'Renault Sport'. Takım 16 Ekim 2006 tarihinde Mild Seven sponsorunun yerine 2007 yılından itibaren üç yıl olmak üzere Dev Hollanda bankası ING ile anlaştığını açıkladı.
1970 ve 1980'lerde Renault
Renault Formula1 ile ilk tanışması Renault Sport sayesinde takım menajeri Eu Gene Thor aracılığıyla oldu. Renault 1977 yılının son 5 yarışına Jean-Pierre Jabouille ile yalnızca bir araçla katıldı. Renault'nun iyi bilinen (Renault-Gordini V6 1.5 L turbocharged engine) motoru Formula1 tarihindeki ilk turbo güçlü motordu. Jabouille'in 'Sarı Çaydanlıkk' lakabı takılan aracı o sene hiçbir yarışı bitirme başarısına ulaşamamıştı. Bir sonraki yıl biraz daha iyiydi. 4 kez motordan dumanlar çıkması nedeniyle yarış dışı kalan araç sezon sonlarına doğru gözle görülür bir başarı göstermişti. RS01 iki kez sıralamalrda 3.lüğe ulaştı ve 1978 yılı sonunda ilk kez yarış tamamlamayı başarmıştı. 4 sırada yarışı tamamlayan araç takımına Formula1'de ilk puanını kazandırmıştı.
1979 yılında Jabouille'in yanına René Arnoux'u da katarak büyüyen takım çabalamaya devam ediyordu. Jabouille Güney Afrika yarışında pol pozisyonunu kazanmıştı. Sezon ortasından sonra her iki sürücü de artık daha gösterişli yeni birer araca sahipti. Dijon'da Fransa Grand Prixsinde takım her iki pilotuyla da sıralamalarda ilk iki cepte yer alıyordu ve ardından Pol pozisyonu sahibi Jabouille yarışı kazandı.Turbo motorlu ilk aracın pilotu bunu başarmıştı artık. Yarışın son anlarına kadar Gilles Villenueve ile çekişen Arnoux bitime metreler kala Villeneuve'e yenilmişti.
Arnoux 1980 yılında Brezilya ve Kuzey Afrika'da yarışlar kazandı. Bu arada Jabouille emeklilikle ilgili problemler yaşıyordu. O sene tek puanını Avustralya'da kazanmıştı. Yıl sonunda Kanada Grand Prixsinde ağır bir kza geçiren Jabouille bacağını kırarak kariyerini sonlandırdı. 1981 yılında Alain Prost Renault ile anlaşma imzaladı. takımla geçirdiği 3 yıl içerisinde Prost kendine Formula1 efsanesi yapan büyük bir performans gösterdi ve Renault en iyi Formula1 takımları içinde yer almaya başladı. İki kez markalar klasmanını üçüncü sırada tamamladılar ve bir kez de ikinci sırada. 1982 yılında Prost 9 yarışı kazandı ve Arnoux da buna iki zafer daha ekledi.
1982 yılının ardından Arnoux rakip Ferrari takımından Eddie Cheever ile bir seneliğine yer değiştirdi. 19832ün ardından Prosta da takımdan ayrılınca, takım eski ününe kavuşmak için Patrick Tambay ve Derek Warwick ikilisiyle anlaştı. birkaç iyi sonuç elde etmiş olsalar da takım eski formuna dönemedi. diğer takımlar ise turbo güçlü motor ile iyi işler çıkarıyorlardı. bu sonuçtan sonra Renault işlerini sonlandırdı motor tedarikçiliğine konsantre olmaya başladı.
Ancak yine son yılında Formula1'de bir ilke imza atmıştı. Takım yarışa üçüncü aracıyla çıktı va araçta televizyon izleyicileri tarafından izlenebilen on board kamera bulunuyordu. Araç 23 tur sonra debriyaj pedalı problemi nedeniyle yarış dışı kalmıştı.
Motor Sağlayıcısı Olarak Renault
1989 yılında Renault motor tedarikçisi olarak Formula1'e geri döndü. Wiliams sezonun 6. yarışında Kanada'da ilk Renault motorlu zaferine ulaşmıştı. Sonraki iki yılda da Williams bu beraberlikten mutluydu ve 1992 yılında Willliams-Renault dünya şampiyonluğuna tüm sezondaki yarışların yarısını kazanarak ulaştı.
1993 yılında da Williams, Alain Prost ile 16 yarışın 7sini kazanarak dünya şampiyonluğuna ulaştı. 1994 yılı ise beklenmeyen olaylara sahne olmuştu. Şampiyonluğu Williams-Renault ile kazanması beklenen Ayrton Senna San Marino Grand Prixsinde geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitirmişti. Brezilyalı'nın bu acı ayrılışının ardından takım arkadaşı Damon Hill birinci koltuğa geçmişti. Ancak şampiyona lideri Michael schumacher'in 37 puan arkasına düşmüştü aldığı sonuçlar ile. Alman pilotun yaşadığı diskalifiye olayları Hill'in puan farkını 1e kadar düşürmesine yardımcı oldu. Sezonun son yarışında iki sürücü çarpışarak yarış dışı kaldılar ve bu şekilde Schumacher şampiyonluğunu ilan etti. Yine de Williams markalar şampiyonluğunu elinde bulundurmayı başarmıştı.
1995 yılında artık Benetton takımı da Renault motoru kullanıcısı olmuştu. Bennetton takımının Alman pilotu Michael Schumacher en yakın rakibi Damon Hill'e 39 puan fark atarak şampiyonluğa ulaşmıştı. Benetton takımı 29 puan ile ilk ve tek şampiyonluğuna ulaşmış oluyordu bu sonuçla. Williams sonraki iki sezonda, 1996 ve 1997 yıllarında Damon Hill ve Jacques Villeneuve ile yine şampiyonluğa ulaştı.
Renault 1997 yılının ardından Formula1'den çekilmeye karar vermişti.
Renault takımı 2007 ve 2008 yıllarında Red Bull Racing takımına motor tedarikçiliği yapacak.
Renault 16 Mart 200 tarihinde Benetton takımını 120 milyon dolara satın alarak Formula1'e geri döndü. benetton takımınınn adı 2001 yılında Renault olarak değiştirildi.
2000 Renault pilotları Giancarlo Fisichella and Alexander Wurz olmuştu. Takım monako ve Kanada'da iki kez kürsüye çıktı ve toplam 20 puan kazandı.
2001 Wurz 2001 yılında takımdan ayrıldı ve McLaren'a test pilotu olarak geçti. Onun yerine takıma İngiliz pilot Jenson Button alındı. Fisichella ve Button 10 puan topladılar ve Belçika'da Fisichella podyumda yer aldı.
2002 2002 yılında Fisichella Jordan takımına geçti. Takım onun yerine vatandaşı Jarno Trulliyi geçirdi. Button ve Trulli sezon boyunca 23 puan elde ettiler.
2003 2003 yılında bir sene önce gösterdiği test pilotluğu başarısının ardından yarış koltuğuna oturan İspanyol Fernando Alonso Macaristan'da ilk zaferini kanzadı. bu zafer Renault'nun 1983 Avustralya'nın ardından kazandığı ilk yarıştı.
2004 Trulli Monako Grand Prixsini göz dolduran bir performansla kazanmıştı. Ancak bu andan sonra sezonun 2. yarısında takım sorumlusu Flavio Briatore ile hiç arası iyi olmadı.Trulli sürekli takımı Alonsonun yanında olduğu gerekçesi ile suçluyordu.Tüm bunlar yaşanmasına rağmen iki takım arkadaşının ilişkileri bozulmamıştı.
Trulli'nin Renault'nun evi olan Fransa Grand Prixsinde son turlarda Rubens Barrichello'ya geçilmesi Briatore için bardağı taşıran son damla olmuştu. bu sonuç Renault'nun duble yapmasını engellemişti aynı zamanda. Bu olayın hemen ardından Trulli gelecek yıl Toyota F1 ile anlaştığını ve orada yarışacağını açıkladı ve Renault'dan sezon içinde ayrılarak 2004 yılının son iki yarışında Toyota pilotluğunda bulundu. Markalar klasmanında ikinci sırada kalmayı amaçlayan Renault, Trulli'nin yerine son iki yarış için Jacques Villeneuve'i getirdi. Ancak Villeneuve iyi sonuçlar elde edemedi ve takım BAR Honda'nın ardından 3. sırada yer aldı.
2005 2005 sezonunda Trulli'nin yerine bu kez Giancarlo Fisichella geldi. Fisichella yağmurun da büyük etkisinin olduğu sıralamaların ardından Avustrralya yarışında zafer kazandı. Fernando Alonso ise ardından gelen 3 yarışı kazanarak pilotlar klasmanda kendini sağlam bir yere almayı başarmıştı, aynı zamanda takımını da. Bu arada Fisichella kötü şansının getirdiği yarış dışı kalmalarla boğuşuyordu. San Marino Grand Prixsinin ardından, Renault ve Alonso Mclaren takımı ve Kimi Raikkonen'in baskısıyla karşı karşıya kaldı. Mclaren Brezilya Grand Prixsinde ilk iki sırada bitirerek markalar klasmanında ilk sıraya geçti. Ancak en genç dünya şampiyonu olacak olan Fernando Alonso halen sürücüler klasmanında liderliği elinde bulunduruyordu. Çin Grand Prixsinden sonra Renault aldığı sonuçlar ile markalar şampiyonluğunu ilan etmişti. Bu Ferrari'nin 6 yıldır süren şampiyonluğuna son vermek anlamına geliyordu. Ayrıca Renault için 1990larda motor tedarikçisi olarak kazandığı başarıların ardından, otomobil üreticisi olarak kazandığı ilk şampiyonluktu. 21 Ekim'de Renault takımı artık hem markalar şampiyonluğunu hem de pilotlar şampiyonluğunu kutlamaya hazırdı. Fernando Alonso Formula1'in en genç dünya şampiyonu ünvanıyla anılacaktı artık.
2006 Fernando Alonso ve Giancarlo Fisichella 2006 yılında da görevlerine devam ettiler. Test pilotu Frank Montagny'nin yerine ise Fin Heikki Kovalainen getirildi. takımın yeni R26 aracı 31 Ocak'ta tanıtıldı. R26 titanyumdan yapılma 7 vites kutusu içeriyordu.
Takım 2006 sezonuna çok iyi başladı. Fernando Alonso Bahreyn'deki ilk yarışta ve Avustralya yarışında zafere ulaştı. Malezya yarışının kazanan ismi Fisichella olurken, Alonso da ikinci sırada yer alıyordu. Bu Renault'nun 1982'den bu yana kazandığı ilk duble olmuştu. 1982 yılında bunu başaran isimler ise René Arnoux ve Alain Prost'du. Alonso Avrupa Grand Prixsinde ikinci kez ikinciliğini aldıktan sonra evindeki Catalunya pistinde yine zafere ulaşmayı başarmıştı. Monako'nun da kazanan ismi o oldu. Fisichella ise Avrupa ve İspanya yarışlarını 8. 6. ve 3. sıralarda bitirdi.
Takım Silverstone'da da Fernando Alonsonun kazandığı 200. Grand Prix yarışını kutluyordu. Formula1 Kuzey Amerikaya taşınırken Alonso Kanada'da yine galibiyete ulaştı. Ancak Amerika Grand Prixsindne biraz zararla ayrıldılar. Ferrari tüm haftasonu byunca inanılmaz bir performans göstermişti. Renault tüm Michelin kullanıcıları içinde en hızlı olmasına rağmen Ferrari'ye yetişmeyi başaramamıştı. yarışı Fisichella 3. sırada bitirirken Alonso ise 5. sırada kalmıştı.
Renault Fransa Grand Prxsinde Ferrari'den daha hızlı olmayı amaçlıyordu ama yine avantajlı olan taraf Ferrari'ydi. Alonso Scumacher ve Massa'nın arkasında yarışı 3. sırada sürdürürken Renault ekibinin 2 pit stop stratejisi onu 2. sıraya getirmeye yetebilmişti ancak. Bu da Alonso için 1 puan daha kazamış olamk anlamına geliyordu.
21 Haziran 2006 tarihinde FIA, Renault tarafından geliştirilen ve Renault ile birlikte Ferrari'nin de aralalarından bulunduğu 7 takımın daha kullandığı yenilikçi amortisör sistemini (mass damper systems) yasakladı. Flavio Briatore bunu FIA'ya şikayet eden takımın McLaren olduğunu düşünüyordu. Bu sistemde aracın titremesini engelleyen yaylar kullanılıyordu.Bu sistem sayesinde araç virajlarda daha etkili oluyordu Kerbler üzerinde lastikler daha iyi tutunmayı sağlıyordu bu sistem.Yine de Almanya'da yarış hakemleri sistemi yasal bulmuştu. FIA bu kararı temyize götüreceğinin açıklamasının ardından Renault olası bir ceza durumu karşısında temyiz sonuçlanana kadar sistemi kullanmama kararı aldı. Renault'nun Almanya performansı sezondaki en kötü performanslarından biriydi. Takım Michelin lastiklerinin kabarcık oluşturmasından kaynaklanan sorunu buna enden olarak gösteriyordu. Ve bunun amortisör sistemini kullanmamaktan oluşan bir kayıp olmadığı yönünde ısrarcıydı.
FIA Uluslararası temyiz mahkemesi 22 Ağustos 2006 günü Paris'te toplandı. Mahkeme sistemin Formula1 Teknik düzenlemeleri'nin 3.15 maddesine göre kural ihlali olduğuna karar verdi.
2006 sezonu şampiyon son ana kadar belli değildi. Brezilya yarışına gelindiğinde Fernando Alonso, Michael Schumacher'in 10 puan önünde buluyordu. Schumacher bu durumda şampiyonluğu beklemediğini önceden açıklamış olsa da fanların hala bir umudu vardı. Ancak lastiğinin patlaması nedeniyle şansızlık yaşayan michael gerilere düştü ve Fernando Alonso da 3. sıraya kadar yükseldi. Alonso Renault takımıyla ikinci şampiyonluğuna ulaşmıştı. Massanın aldığı birincilik Ferrari'ye markalar klasmanında da yetmemiş ve Renault 5 puan farkla markalar şampiyonluğuna da ulaşmayı başarmıştı.
| ![volkan_01%20[1G1sx1kN]](http://blufiles.storage.live.com/y1p7fDIVivO53wQTlb_E6_9nfzaANEWqUX4ta7re0PD4DrTrXs3hN9521KkUseV7vE95DikAWQM9OE)
"Fenerbahçe, farkını ortaya koyacaktır"
Milli kalecimiz Volkan Demirel, Fenerbahçemizin çok güçlü bir kadrosunun bulunduğunu, oyuncularının hepsinin bir birinden kaliteli olduğunu belirterek, hafta sonu oynayacağımız Sivasspor maçında da bu farkın ortaya çıkacağını söyledi. Sivasspor`u "Futbolun güzel yüzü olarak" değerlendiren Volkan Demirel, tüm olumsuz hava ve saha şartları için de gerekli önlemleri aldıklarını belirterek, "Fenerbahçe, farkını ortaya koyacaktır" dedi.
Volkan Demirel, resmi internet sitemize yaptığı açıklamada "Takım olarak Sivasspor maçının önemini çok iyi kavradık ve bu maça iyi bir şekilde hazırlanıyoruz. Oyuncularımızın hepsi bir birinden kaliteli. Bireysel kabiliyetleri ön planda olan çok sayıda oyuncumuz var. Yeteri tadar tecrübe sahibi olduğumuzu da düşünüyorum. Bizim rakibi küçümsemek gibi bir şansımız yok. Çünkü hiç bir oyuncu, hiç bir rakibi küçümseyemez. Biz bu maçı başından beri ciddiye alıyoruz. Onlar da güçlü bir takım. Anadolu`nun bağrından kopup geldiler. İyi bir başarı sergilediler. Uzun zamandır Anadolu`ndan böyle bir takım çıkmıyordu. Sivasspor futbolun güzel yüzü. Ancak Fenerbahçe ligdeki tüm takımlardan farklı bir takım. Fenerbahçe, yarıştığı her alanda başarı kazanmak zorunda olan bir takım. Bizim başarısızlığımızın bir mazereti olamaz. Sivas`ta bizi nasıl bir hava ve nasıl bir sahanın beklediğini çok iyi biliyoruz. Bu şartlar şimdi rakip için bir avantaj gibi gözüküyor. Ancak biz de bu konuda gerekli önlemleri aldık. Daha doğrusu dersimizi çok iyi çalıştık. Biz iyi motive olduğumuz maçlardan iyi sonuçlarla ayrılıyoruz. Bu maçta da Fenerbahçe, farkını ortaya koyacaktır. Buna inanıyorum" dedi.
Kezman mı, Semih mi?Kupada Alanyaspor’u tarihi skorla yenip adını çeyrek finale yazdıran Sarı-Lacivertliler, rotayı pazar günü deplasmanda Sivasspor ile oynayacakları zorlu lig maçına çevirdi. Teknik direktör Zico, liderin karşısına süreceği 11’i hemen hemen belirledi. Kalede Volkan, savunmada Gökhan Gönül-Edu-Lugano-Roberto Carlos, orta sahada Deivid-Selçuk-Aurelio, forvet arkasında ise Alex de Souza’nın oynamasına kesin gözüyle bakılırken, forvette Semih ile Kezman arasında henüz bir netlik yok.
Zico: 6 puanlık maç
İyileşmesinin ardından son maçlarda gösterdiği performansla beğeni kazanan Kezman, her şeye karşın Semih Şentürk’ün bir adım gerisinde gözüküyor. Ancak Brezilyalı hocanın, son kararını maç günü vereceği belirtiliyor. Futbolcularıyla bir toplantı yapan Zico, pazar günü Sivasspor ile 6 puanlık bir maç oynayacaklarını belirterek, “Üstelik hava ve saha şartları da zorlu. Ama ‘büyük takımız’ diyorsak, bunların bizi engellememesi gerekir. Kazanmak için çok çalışmalıyız” diye konuştu.
"Türkiye’de herkes Fenerbahçeli mi?"
Sarı-Lacivertli ekibin dünyaca ünlü yıldızı Roberto Carlos, “Türkiye’de o kadar çok Fenerbahçeli var ki, hem şaşırıyorum, hem de gurur duyuyorum” dedi. Uçakla yapılan seyahatlerde neredeyse bütün pilot ve hosteslerin Fenerbahçeli olduğunu söyleyen Brezilyalı futbolcu, “Türkiye’de herkes Fenerbahçeli mi?” diye sordu. Burada çok mutlu olduğunu vurgulayan Sambacı, takım arkadaşlarının Alanyaspor karşısında elde ettiği 10-3’lük skorun bir rekor olduğunu ve bunun asla küçüksenmemesi gerektiğini söyledi. Carlos, Sivasspor karşısında kendilerini zorlu bir 90 dakika beklediğini belirterek, “Ama bizim kalitemiz de ortada... Soğuğa karşı her türlü tedbir alındı. Ayrıca ben, çok soğuklara ve buzlu zeminlere alışığım” görüşünü dile getirdi.
|
Campos: 'Alonso bu yıl olmasa gelecek yıl şampiyon olur'
Fernando Alonso'nun eski menajeri Adrian Campos, İspanyol pilotun geçen yıl Mclaren'da yaşadığı problemleri bu yıl yaşamayacağından emin olduğunu söyledi. 1980'li yıllarda Minardi için yarışan ve şu an GP2'de takım patronu olan Campos 'Piquet'nin zorlu bir takım arkadaşı olmasına rağmen, Renault'da farklı olacağından eminim' dedi.
Geçtiğimiz sene McLaren patronu Ron Dennis'in Alonso ile Lewis Hamilton arasındaki rekabeti yönetmekte başarısız olduğuna işaret eden Campos, "Renault, asla bu şeylerden dolayı şampiyonluğu kaybetmez" dedi.
İspanyol haber ajansı EFE'ye konuşan Campos, McLaren ile Renault arasındaki farklılıklardan birinin de, bunların Alonso'ya yaklaşımlarındaki farklılık olduğunu söyledi.
Campos, "Renault onu seviyor. Onlar Alonso'yu anlıyor ve ona ihtiyaç duyduğu şeyi veriyor. Bu yıl şampiyon olamasa bile gelecek yıl olur diye düşünüyorum. Çünkü Alonso kesinlikle çok rekabetçi ve mücadeleci biri" dedi.
Alonso'nun çifte dünya şampiyonu olarak gittiği McLaren'da hak ettiği muameleyi görmediği gibi hain olarak da görüldüğünü kaydeden Campos, "Fernando bunları hak etmedi" dedi.
"Çok üzülüyorum"
Geçirdiği sakatlıktan sonra Türkiye Kupası'ndaki Alanya maçında attığı 4 golle, dikkatleri yeniden üzerine çeken Kezman, Fenerbahçe'nin yararı için önceliğini iyileşmeye verdiğini söyledi. Sırp yıldız, ciddi bir sorun yaşadığını ve zamana ihtiyacı olduğunu vurgularken, "Ben hep bir takım oyuncusu oldum. Varımı yoğumu, oynadığım takımlar için ortaya koydum. Ama ne yazık ki şu ana kadar Fenerbahçe'ye katkım sınırlı oldu. Bunun farkındayım ve çok üzülüyorum" ifadesini kullandı.
ESKİ KEZMAN FAYDALI OLUR Takımı için önce kendini düşündüğünü söyleyen yıldız oyuncu, "Tamamen düzeldiğimde çok daha faydalı olacağım. Benim iyiliğim, F.Bahçe'nin iyiliği anlamına geliyor. Eski Kezman'ın yapacağı katkının büyük olacağını düşünüyorum. Kısacası ben iyi olursam, Fenerbahçe kazanır. Şu ana kadar benim yokluğumda arkadaşlarım üstlerine düşeni yaptı. Ben de onların yaşadığı gururu yaşamak istiyorum. Burada çok mutluyum. Buna bazıları inanmıyor ama gerçekten F.Bahçe'den ayrılmayı aklımdan bile geçirmiyorum" diye konuştu.
SEVİLLA'YA DAHA ÇOK VAR Kezman, Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri Sevilla ilgili soruya ise "Daha bu maçı konuşmak için çok erken. F.Bahçe gibi büyük takımlarda her maç ayrı bir hedefe götürür. Sevilla'dan önce çok maçımız var ve bunlar da hedefe giden yolda önemli maçlar. Bu nedenle önceliği hep önümüzdeki maça vermeli ve buna konsantre olmalıyız. Taraftarımızın desteğiyle her hedefimize ulaşabiliriz. Çünkü onlar bize gerçekten de çok büyük güç veriyor" yorumunda bulundu.
1月24日
Alonso, Renault'tan Ayrılınca Briatore Geri Çekilecek
Yazı Tipi Boyutu:
Flavio Briatore, Alonso Renault'tan ayrıldığında Fransız takımın Formula 1 patronluğundan geriye çekilebileceğini ifade etti.
Şu anki 2 yıllık anlaşması 2008'in sonunda bitecek olan 58 yaşındaki Briatore, uzun süreli çalışmasının ardından bir sonraki adımının dinlenmek olacağını söyledi.
Renault ile iki dünya şampiyonluğu kazanan Alonso, Fransız takım ile yarışmak için anlaşma imzaladı ama ilişkilerde sorun olması durumunda taraflar erkenden bu anlaşmayı iptal edebilecek.
Briatore: "F1'e çok şey kattım ve geri dönüşünde çok şey aldım. Renault ile, Fernando Alonso ile maceramı sonlandırdığımda, dinlenmeye çekileceğim"
Alonso working on the R28 balance
Valencia - Renault - Test day 3
| | |
|
|

Alonso now hands over the R28 to Piquet
| Renault continued its winter test programme in Valencia today. The team was again running the new R28 as preparations continue ahead of the opening Grand Prix in Melbourne in March. With sunny conditions throughout the day, the team was able to complete its programme without any disruptions. Fernando Alonso was again in the R28-01, completing his third consecutive day of work with the team this week. Having completed a successful shakedown of the car earlier this week, the team turned its attention to work on improving the balance of the car. For the afternoon, the team made the most of ideal track conditions to validate set-up options and complete some long runs with the car. The team also did some practice starts and carried out some pit stop training as the day came to a close. The team had another productive day and was able to complete is programme as scheduled with Alonso sixth fastest overall. Alonso was pleased to have had a sustained period in the car and happy with the progress the team has made. Nelson Piquet Jr takes over driving duties for the final day tomorrow and will sample the R28 for the very first time. Fernando Alonso“The purpose of this test was to start running the new car and to try to understand how it works.
My final day went well and again we ran without any problems and covered a lot of laps, but the time to improve the car will be during the next few test sessions. I feel very much at ease with the team and every day I feel more and more comfortable with the car. The next test cannot come soon enough. It was nice to see the support of the fans here today and that is always a big motivation.” Christian Silk, Test Chief Engineer“It was a more interesting day for the engineers as we carried out a more set-up based programme to try and find a good balance with the car. It all went to plan with the car responding well to all the changes we made, so it’s been a very encouraging day with good reliability. We also did some pit-stop practice towards the end of the day, which is normal procedure for a test.” E.A. Source Renault |
|